Skip to main content

Tasarım ve Otomasyon Daha İyi Bir Gelecek Kurarken Yeni Neslin Ortağı Olacak

design and automation

Gelecek neslin bir üyesi olarak, yarından endişe duyuyor musunuz? Yaşamınızı ve geçim kaynağınızı etkileyen robotlardan ve artan otomasyon seviyesinden endişeli misiniz? Günümüzün manşetlerini düşündüğümüzde, bu çok anlaşılır bir endişe.

Siz endişeli olabilirsiniz; ama ben, geleceğe her zamankinden daha fazla iyimser yaklaşıyorum. Çünkü gelecekte dünyamız, 10 milyar insana ev sahipliği yapacak. Bu insanların yarısından fazlası orta sınıf yaşam tarzına sahip olup, büyük kısmı da (çoğu henüz inşa edilmemiş) şehirlerde yaşıyor olacak. Şüphesiz ki bu durum, daha fazla enerji talebini, kaynak gereksinimlerini ve gezegenle ilgili baskıları beraberinde getirecek.

Bu ihtiyaçları karşılamak kulağa devasa bir zorluk gibi geliyor, aslında öyle de; ama aynı zamanda bize hayatımızın en büyük tasarım fırsatını sunuyor. Göz korkutsa da bunun mümkün olduğunu düşünüyorum, sebebi de şu: Günümüzde, tasarladığımız ve yaptığımız her şeyle ilgili daha iyi kararlar  vermek için gereken araçlara ve teknolojilere eşi benzeri görülmemiş bir erişim gücüne sahibiz. Her ne kadar iddialı bir yaklaşım olsa da; milyarlarca insanı orta sınıfa taşımak, herkese yetecek miktarda bol enerji elde etmek ve insanlık için daha nitelikli bir yaşam yaratmak mümkün. Bunu başarmak kolay olmayacak. Bu geleceği oluşturmak için, yalnızca bir milyar değil, milyarlarca insana yönelik tasarım yapma konusunda oldukça kararlı olmak gerekiyor. Herkes için daha iyi bir dünya tasarlamak, herkes için iyi bir geleceği de şekillendirecek.

design and automation

Peki, daha iyi bir dünya neye benzeyecek? 10 milyar insana ev sahipliği yapacak dünyanın, daha fazla ürüne, altyapıya ve binaya ihtiyacı olacak. Hatta, bu denli fazla nüfusun barınabilmesi için, bugünden itibaren her gün 5.000 binanın inşa edilmesi gerekiyor. Daha fazla insanın daha çok ürüne ihtiyaç duyacağı kaçınılmaz olduğuna göre, bununla baş edebilmenin tek yolu, teknolojiden yalnızca bir tasarım aracı olarak değil, aynı zamanda bir tasarım ortağı ve eş yaratıcı olarak yararlanmaktır. Otomasyon, bu geleceği tasarlama yeteneğinizi ortaya çıkarıyor.

Otomasyon dendiğinde birçok kişinin aklına, robotların imalat faaliyetlerini dönüştürmesi ve insanların işlerini elinden alması geliyor. Şu anda gerçekleşen de bu; ancak otomasyon, robotlardan çok daha fazlasını içeriyor. Otomasyonun tasarımı nasıl dönüştürdüğünü ve 2B CAD taslak çizimlerinden 3B modellemeye ve şimdi de üretimsel tasarıma nasıl evrildiğini düşünün.

Otomasyon, fiziksel bir prototip yapmaya gerek kalmaksızın, bir tasarımı onaylamak veya optimize etmek için simülasyonu  kullanmaktır. Bu, mimarların, mühendislerin ve inşaat ekiplerinin geleneksel çalışma silolarında gerçek zamanlı olarak karar verebilmeleri için, aralarındaki işbirliğini teşvik edecek bir yapı bilgi modellemesi (BIM) oluşturmakla ilgilidir. Günümüzde otomasyon, üretimsel tasarımla binlerce tasarım seçeneği üretmek için, engin bilgisayar gücünden ve buluttan yararlanmakta.

Hatta, ileri görüşlü bazı şirket ve organizasyonlar büyük problemleri çözmek için, teknoloji ve otomasyonu halihazırda kullanıyorlar. Gelişmekte olan ülkelerde depreme ve tayfuna dayanıklı ev ve okullar inşa eden, daha güvenli ve felaketlere dayanabilecek binalar inşa etmeleri için, yerel hükümetlere ve işletmelere bu yönde eğitim veren bir organizasyonu, Build Change’i ele alalım. Build Change, mağdur toplulukların, hasarlı binaları mümkün olan en verimli ve en dirençli şekilde yeniden inşa etmesini sağlamak üzere, uzak köyleri haritalamak ve deprem hasarını değerlendirmek için, insansız hava araçları ve fotogrametri kullanıyor.

design and automation

İmalat kısmına baktığımızda, AB’ye bağlı bir endüstri konsorsiyumu ve akademik ortaklar, SYMPLEXITY adlı proje aracılığıyla, robotlara endüstriyel cilalama görevlerini öğretmenin yollarını araştırıyor. Buradaki fikir, robotların algoritmik programlamayla ve makine öğrenimiyle, şu anda büyük ölçüde manuel olan ve çok zaman alan karmaşık süreçleri gerçekleştirebilmesine dayanıyor. Bu, gelişmiş otomasyonun imalat görevlerini üstlenerek, daha büyük tasarım ve mühendislik zorluklarına odaklanmaları için insanlara dikkate değer bir zaman kazandıran yollardan yalnızca bir tanesidir.

Bu otomasyon akınının, gerek geleceğe yönelik, gerekse işinize etkisiyle ilgili gittikçe artan bir belirsizliği ve rahatsızlığı beraberinde getirmesi, oldukça anlaşılır bir durumdur. Otomasyon herkesin çalışma biçimini değiştirdi ve değiştirmeye devam edecek; bu yıllardır süregelen bir durum. Fakat aynı zamanda, insanların yapabileceklerini de değiştiriyor ve artırıyor. Tasarım zorluklarını daha hızlı, daha kolay ve daha hassas şekilde çözme gücü veriyor. Otomasyon teknolojileri daha iyi işler yapmak ve daha güzel bir küresel gelecek tasarlamak için, insanların kabiliyetlerini artırıyor ve geliştiriyor.

Bunun daha fazla teknolojiye ihtiyaç duymakla ilgisi yok. Bu, sizler gibi doğru zihniyete ve vizyona sahip insanlarla ilgili bir konu. Artık, yapılan her şeyi optimize etme gücüne sahipsin, peki ne yaratmak istersin? Bugün işine hangi değerleri getireceksin? Makinelerle işbirliği yaparken, insanlar nasıl bir tasarım planı ortaya koyacak? Günümüzün vatandaşları pek yakında dünya nüfusuna katılacak milyarlarca insana ne bırakacak?

İnsanlar bunu başarmak için birlikte çalışırsa, gelecekte, yalnızca daha az enerji tüketen binalardan değil, kendi temiz enerjisini üreten binalardan söz edeceğiz. Sadece hava ve su kirliliğinin daha az olduğu şehirler değil; güvenli, gezilebilir, kapsayıcı ve toplulukları bölmektense birleştiren şehirlerin olduğu bir gelecek söz konusu olacak.

design and automation

Gezegenimizin kısıtlı kaynaklarını düşününce, olumsuz etkisi daha düşük ürünler tasarlamak ve üretmek, kaçınılmaz bir gerçekliktir. Beni daha iyi işler başarmak için motive eden fırsat işte tam da budur; zengin, yenilenebilir ve bol temiz enerjiden yararlanılan bir gelecek; malzemelerin tekrar tekrar kullanıldığı, “atık” kavramının ortadan kalktığı, döngüsel imalat ve inşaatın olduğu, dirençli ve kendini çabuk toparlayan toplulukların dahil olduğu bir gelecek.

Bunu yapmak mümkün. Teknoloji elimizin altında ve insanların artık sorunları yalnız başına çözmesi gerekmiyor: Otomasyon insanlığa ortak oluyor, insan kabiliyetlerini ve kapasitesini daha iyi işler başarmak üzere geliştiriyor.

İş gücüne liderlik edecek yeni nesiller olarak, halihazırda yapılmış işleri geliştirme ve ileriye taşıma fırsatınız olacak. Geleceğe, ürünlerinizin nereden geldiğine ve çalıştığınız şirketin değerlerinizi yansıttığına önem verdiğinizi halihazırda gösterdiniz. Risk almaktan ve büyük iddialara girmekten korkmuyorsunuz. Emin olun ki bundan sonra, daha iyi bir gelecek tasarlamak için, enerjinizi, yeteneğinizi, becerilerinizi ve tutkunuzu kuvvetlendirip artıracak teknolojiyi elinizin altında bulunduruyorsunuz.

Lynelle Cameron’un Re:publica 2018’de yaptığı otomasyon ve gelecekle ilgili konuşmasını, şu bağlantı adresinde izleyebilirsiniz: https://18.re-publica.com/de

Yazar Hakkında

Lynelle Cameron, Autodesk Vakfı başkanı ve yönetim kurulu başkanı; ve Autodesk Sürdürülebilirlik bölümünün başkan yardımcısıdır. Kendisi, günümüzün en acil toplumsal ve çevresel zorluklarına çözümler tasarlayanlara, hem yatırım yapıyor hem de onları destekliyor. Cameron'un liderliğinde Autodesk, dünya çapında iki milyon öğrenciye ve profesyonele ulaşan, sürdürülebilir tasarım için çevrim içi öğrenme platformu Sürdürülebilirlik Atölyesini oluşturdu ve piyasaya iki yazılım bağış programı sürdü: sivil toplum kuruluşları için Teknoloji Etkisi programı ve dünyanın dört bir yanındaki erken aşama temiz teknoloji ve sosyal etki şirketleri için Girişimci Etkisi programı. Cameron ayrıca, %100 yenilenebilir enerji ve entegre raporlama kullanmayı taahhüt ederek, şirketin bilime dayanan, sera gazı azaltma konusundaki iddialı hedeflerini belirlemesine öncülük etti. Cameron dokuz yıl önce şirkete katıldığından bu yana, Autodesk sürdürülebilirlik konusunda liderlik ve yenilik alanlarında birçok ödül almıştır. Kitapları yayımlanmış bir yazar olan ve düzenli olarak konuşmalar yapan Cameron, Berkeley'deki Kaliforniya Üniversitesi Haas School of Business'da, Michigan Üniversitesinde ve Middlebury Üniversitesinde lisans eğitimi görmüştür.

Profile Photo of Lynelle Cameron - TR